MİGREN NEDİR? TEDAVİSİ ve BESLENME

Migren, insanın günlük yaşam aktivitelerini olumsuz etkileyen, yaşam kalitesini düşüren, ataklar halinde (genellikle tek taraflı) gelen şiddetli baş ağrısı olarak tanımlanır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Migreni olan kişiler konsantrasyon güçlüğü, algılama ve insan ilişkilerinde olumsuz etkilenme yaşarlar. Bunlara bağlı kişi depresyona girebilir. Çocukluk yaşlarında da başlayabilen migren atakları, erişkin kadınlarda sıklıkla görülmektedir. Erişkin kadınlarda daha sık görülmesinin nedeni başka östrojen olmak üzere hormonal sebeplere bağlıdır. Migren ataklarının sıklığı kişiye göre değişebilmektedir. Tanı konulabilmesi için ağrıların 6 ay içinde en az 5 kez tekrarlanmış olması gerekir.
 
Belirtileri;
 
Şiddetli baş ağrısı (genellikle taraflıdır ve ağrı hareketlerle artar)
Bulantı
Kusma
Işığa hassasiyet
Sese hassasiyet
Kokuya hassasiyet
Huzursuzluk, sinirlilik
Görme sıkıntısı
Baş dönmesi
 
Nedenleri; 
Migrende genetik faktörlerin rol oynadığı bilinmektedir ancak nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte beynin sinir iletimindeki kimyasal madde değişimlerinden dolayı ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kadınlarda hormonal dengesizlik ve değişiklik migren ağrısına neden olabilir.
 
Migren Atağını Tetikleyen Sebepler;
 
Uzun süre aynı pozisyonda kalmak
Uzun süre bilgisayar başında olmak
Stres
Sağlıksız ve dengesiz beslenmek
Düzensiz uyku
Alkol ve sigara
Hava değişikliği
Yüksek oranda nemli bir ortamda bulunmak
Kadınlarda menstrüasyon dönemi
Kadınlarda hormon ilaçları kullanmak
İlaçlar
Hamilelik ve menopoza girmek
Yoğun fiziksel efor harcamak
Bazı koku çeşitleri migreni tetikleyebilir.
 
Tanısı;
Migren tanısı nöroloji uzmanları tarafından konur. Bazı laboratuvar testleri ve radyolojik incelemeler sonrası migren dışında baş ağrısına sebep olabilecek nedenler dışlanır ve uzman tarafından tanı konulur.
 
Migren ve Beslenme;
 
Beslenme tarzınız migreninizi etkileyebilmektedir. Besinlerin içerisinde bulunan bazı maddeler migren ataklarını tetikleyebilmektedir. 
Migrenin başlıca sebeplerine gelecek olursak;
Öğün atlama
Uzun süre aç kalma
Fazla kafein tüketimi
Fazla çikolata tüketimi
Fazla alkol tüketimi (özellikle şarap ve bira)
Fermente besinler (turşu gibi)
Fazla süt ve süt ürünü tüketimi
Hormonal faktörler
Stres, regl dönemi
Az ya da çok uyumak
Monosodyum glutamat ( hazır gıdada lezzet arttırıcı olarak kullanılan katkı maddesi)
Aspartam ( yapay tatlandırıcı)
 
Yapılan birçok çalışmada kronik migreni olan kişilerin insülin duyarlılığında bozukluk, hipertansiyon, diyabet, obezite, yüksek kolesterol gibi rahatsızlıklarının bulunduğu gözlemlenmiştir.
Migreni tetikleyen besinlerin içinde başlıca monosodyum glutamat, nitrat, nitrit, tiramin, feniletilamin ve histamin bulunan besinlerdir.
Örneğin tiramin çedar peynirinde, feniletilamin çikolatada, oktapomin turunçgillerde, histamin kırmızı şarap ve birada bulunmaktadır ve bu besinler migreni tetiklemektedir.
 
Yaşam Şeklinizi Düzenleyin
Migreniniz varsa bir beslenme uzmanına danışıp nasıl beslenmeniz gerektiği hakkında bilgi alın.
Beslenmenizde magnezyumu arttırın. Migren hastalarının magnezyum emiliminde genetik yetersizlik, böbrekten fazla magnezyum kaybı, beslenmede yetersiz magnezyumu alımı görülebilmektedir. Günlük magnezyum alımı 400 mg'dır. Magnezyum içeren başlıca besinler; ıspanak, marul, pırasa gibi yeşil yapraklı sebzeler, tavuk, biftek, ceviz-badem gibi yağlı tohumlarda bulunmaktadır. Yeterli magnezyum ihtiyacını karşılamak için günlük beslenmede 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.
Yapılan bazı çalışmalarda omega-3 tüketimi migren ağrı ve ataklarında azalmaya neden olduğu gözlemlenmiştir. Beslenmenize ceviz, keten tohumu, balık gibi omega-3'ten zengin besinleri ekleyebilirsiniz.
 
Antalya MyTherapy Sağlıklı Yaşam Merkezinde GTOS Terapi ve Migren;
GTOS terapi insan hayatını olumsuz etkikeyen ve günlük yaşam kalitesini düşüren migren tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir. GTOS terapide amaç yüz, baş, boyun ve sırt kaslarında oluşan aşırı kasılan kaslar gevşeterek ağrı-spazm-ağrı kısır döngüsünü azaltarak dolayısı ile ataklaraın şiddetini ve sıklığını minimale indirmektir. 
GTOS terapinin hiçbir yan etkisi olmadığı için belli bir seans sınırlaması yoktur. Bu nedenle GTOS terapi migren hastalarının yaşam kalitesini arttırarak daha ağrısız yaşamasını hedefler.

Etiketler: